Romanda yılkılık etmek sahibini biraz sıkar. Ama tabiatla haşır neşir olmuş bu açıkgöz köylü zaman zaman azan vicdanını susturur: “Bir ben yapmıyorum ya. Ben koymadım ya bu usulü. Hem Allah rızkını verir vb.” Zor geçen bir kıştan sonra dağlarda, ovada kendi kendini kurtaran at, bahara kadar yaşayacak kuvveti gösterirse, sahibi tekrar işe koşmak için alacak. Sonraki kışa Allah Kerim! Doru, bir ahırda doğmuş, yanşlardaki başarısından dolayı el üstünde tutulmuş bir attır.
Anlamaz bir türlü kendisini neden eve almadıklannı, köyün dışına gitsin diye boşladıklannı. Boşu boşuna giriştiği birkaç geri dönme çabasından sonra alır başını gider. Küsmüştür. Evinin kapısını kendisine kapatanlara karşı küskünlüğü keskin bir kişneme ile ilân eder. Ovada kendi gibi başka yılkılıkla karşılaşır. Çılkır bir çeşit dostluk kurulur aralannda. Terk edilmiş iki at bulmuştur birbirini. Sonra başkayılkılıklara da rastlarlar. Aygır iyi bilir ovayı ve savaşmayı. Güçlü kuvvetli bir aygırdır. Kışa dayanacak kurdu parçalayacak, kurtlarla karşılaşan atları savaş nizamına sokacak güçtedir, (ki de yardımcısı vardır kendi gibi. Ama diğerleri…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder